İsveç’te yaşamış biri olarak Oslo’yu neden sevmedim?

1.12BGörüntülenme
Ortalama Okuma Süresi: 4 dakika

Öncelikle belirtmek isterim ki Oslo’ya Ocak ayının sonunda gittim. Doğal olarak hava baya baya gri (3 gün boyunca hiç güneş görmedik), boğucu/sıkıcı ve kuru soğuktu. Bazen de yağmur atıştırıyordu. Şimdi bunu neden başta yazdım? Çünkü gezdiğimiz yerleri sevip sevmediğimize karar verirken hava durumunun önemi çok büyük. Öyle böyle değil. Kışın gidildiğinde bin tane laf edilen ama yazın bir başka olan şehirlerin sayısı bir hayli fazla. Fakat bu yazıda Oslo’yu neden sevmediğimi hava durumundan bağımsız olarak, 6 ay İsveç’te yaşamış biri olarak aktaracağım. Merak ediyorsanız buyrun muhabbete. 

Erasmus dolayısıyla üniversitedeyken güz döneminde İsveç’te yaşamıştım. Çok eski değil geçen seneden bahsediyoruz. Bu süreçte İsveç’in yüzde 90’ını didik didik gezme şansı buldum. Hem lokal olarak yaşayan hem de aynı zamanda turist olarak gezdiğim için çok iyi gözlem yapabiliyordum. Karlskrona İsveç’in güneyinde bulunuyor ve insanların yazlık evlerinin olduğu bir şehirdi. Ben buraya kışın gitmeyi tercih etmiştim. Karlskrona’da Ağustos ayından Şubat ayına kadar dolu dolu bir dönem geçirdim. Kimine göre Karlskrona ölü şehirdi, kimine göre de köy yaşamıydı. İstanbul ile kıyaslanamayacak kadar küçük, yaklaşık 35 bin kişini yaşadığı küçük adacıklardan oluşan bir şehirdir.

Oslo’da sokaklar çok siyah

İskandinavya’da hava koşulları aşağı yukarı benzer. Stockholm’e ve Kopenhag’a göre kıyasladığımda Oslo çok siyah. İsveç’te insanlar siyahtan o kadar sıkılmış ki, sokakta yürüyen insanların yarısından fazlasının ayakkabı rengi beyazdır. Oslo insanı hayatını renklendirmek için ekstra bir çaba göstermiyor. Grünerlokka dışında genel olarak Oslo’da binalar çok renkli değil. Ayrıca insanların giyim tarzlarıda çok standart. Herhangi bir yeniliğe açık olmadan, sıradan bir şekilde giyiniyorlar. İskandinavya’da sadelik hakimdir. Siyah ve beyaz ağırlıklı olmak üzere tek renk kalıplar tercih edilir. Oslo’nun biraz modayı takip etmesi lazım.

 

Turistik değil

İsveç’te yaşamış biri olarak Oslo’yu neden sevmedim?

Norveç doğal güzellikleriyle, Bergen’i ile ve kuzey şehirlerinde görülen Aurora’sı ile güzel. Bu yüzden Oslo Norveç içinde müze şehri olarak kalmış diye düşünüyorum. Oslo Pass’in 3 günlük fiyatı 745 NOK(85 Euro) ve bu fiyata 3 günde yapabilecekleriniz? Müze gezmek, müze gezmek ve tabi yine müze gezmek. Çünkü Norveç’te parklar bahçeler ücretsiz olduğu için bu kartı alırsanız ödediğin paranın geri dönüşümü ulaşım ve müzelere girmek ile olacak. Müze seven insanlara saygım sonsuz fakat yurt dışına gittiğimizde hiç bir insan sırf müzelere giderek gezmez. 3 gününüzü sadece müzelere gitmek ile öldürmek gibi bir niyetiniz varsa tabi ona bir şey diyemem. Ayrıca, Oslo turist broşürlerinde yapılacak listesinde sinema salonunun olması hayatımda gördüğüm en saçma olaylardan biriydi. Şehirde yapılacaklar listesi çok dar. Bu yüzden böyle saçma sapan şeyleri o broşürlere koyuyorlar ve bir şeymiş gibi gösteriyorlar. İnternette okuduğum bir çok rehberde Ingens Gate vardı. Tamam eyvallah sanata, murallara lafım yok ama Ingens Gate’e gittiğimde burası Norveç mi yoksa Berlin’in arkalarında kalmış köşe sokaklardan biri mi diye düşünmedim değil. Belki de ben çok gezdiğim için buraya gidince “ee yani?” oldum. Stockholm’e gittiğinizde hava kötü bile olsa adalar arasında gezerken psikolojik olarak iyi hissedeceğinize eminim. İsveç’te sadece müzeler değil, manzara noktalarında çekeceğiniz fotoğraflar, yürüyüş rotaları ve en önemlisi mutfak kültürü gibi bir çok yapılacak aktiviteler sizleri bekliyor  Ayrıca Norveç’in bir kanelbullar’ı bile yok.

Opera Binası’nın beyaz renkte çatısı

İsveç’te yaşamış biri olarak Oslo’yu neden sevmedim?

Norveç gibi bir ülkede bu tarz bir yapının 2008 yılında yapılmış olması bana çok saçma geldi. Bu zamana kadar neredeydiniz? diye sorasım geliyor. Free Walking Tour’daki rehber “Opera Binası 2008 yılında yapıldıktan sonra Oslo’nun en önemli yapılarından biri oldu.” cümlesini kurdu. Şuanda Opera Binası gerçekten Oslo’nun en önemli yapısı. Çünkü Centralstation’ın karşısında ve denize sıfır. Ayrıca mimarisi insanların içini açan tarzdan. Özellikle de Norveçliler için hayat siyahtan hallice gri iken Opera binası onlara ilaç gibi geldi. Beyaz renk üzerine tasarlanmış binaya şeffaf cam özelliği de eklenince ortaya çok güzel bir mimari çıkmış. Her turistte ister istemez bu binayı görüyor. Peki bu bina Oslo’lular için ne ifade ediyor? Etkinlik, etkinlik, etkinlik… Şehrin en merkezi noktasında Norveçliler maaşlarının bir bölümünü buraya bırakıyor. Turistik mi? Kısmen evet. Turist iken içinde bir etkinliğe gitmek mi? Biletler el yakıyor, benden söylemesi. İçine gidip biraz dolaşmak isterseniz de ücretli turlar var. Siz en iyisi dışardan bir fotoğraf çekilin.

Göteborg’ta 39 KR olan kahvenin Oslo’da 47 KR olması 

İsveç’te yaşamış biri olarak Oslo’yu neden sevmedim?

İsveç’te Starbucks pek bulunmaz. Bulunsa da ya tren istasyonunun içinde ya da havalimanındadır. Başka yerde Starbucks göremezsiniz. Starbucks bu kadar azken, diğer ünlü kahveciler İsveç’e şube açmayı bile düşünmemiştir. Neden mi? Çünkü İsveç’te Espresso House var! İsveçliler kahve tüketiminde baya iyiler ve Starbucks ve diğer kahvecilere ihtiyaç duymuyorlar. Ayrıca butik kahve dükkanları da çok gelişmiş seviyede. Bu yüzden kendi lokal markalarını yaratmış durumdalar. Espresso House o kadar iyi ki sadece İsveç’te değil, diğer İskandinavya ülkelerinde de yüzlerce şubesi bulunuyor. Sırf Oslo’da 25’ten fazla şubesi var.

Swebus ile Göteborg’tan Oslo’ya geçerken bir deneme yaptık ve aynı konumda olan iki Espresso House’a gittik. Göteborg Centralstation’da 39 KR ödediğimiz kahvenin Oslo Centralstation’da 47 KR olduğunu farkettik. Aradaki fiyat farkı herhangi bir ekstra gidere bağlı kalmaksızın sadece Norveç’te ki “ederinden” dolayı böyle oluyor. O kahveyi İskandinavya içinde taşımak için çok ekstra maliyetler çıkmıyor. Siz en iyisi güzel bir latte için İsveç’e gidin.

(Norveç kronu ile İsveç kronu arasında günlük hayata etki edecek kadar büyük bir fark yoktur. Neredeyse aynıdır. )

Ürünlerin Euro’ya göre ederinden fazla fiyata satılması

Bu neden aslında tüm Norveç için geçerli sanırım. Yukarıda bahsettiğim kahve örneğinin dışında fiyatlandırmaların TL’yi geçtim, Euro’ya göre ederinden fazla olduğu. Konuyu açmak gerekirse; Reebok’ın ürettiği aynı ayakkabı Almanya’da 35 euro iken Norveç’te 400-450 NOK(45-50 Euro) civarında satılıyor. Bunun nedeni Norveç’te maaşların alım gücüyle orantılı olarak yüksek olması. Aslında oran aşağı yukarı aynı. Burada zarara uğrayan turist oluyor. Turist olarak günlük temel ihtiyaçlarımız için harcama yaptığımızda Oslo’da en az %20 oranında daha fazla para harcıyoruz. İsveç’te ise durum böyle değil. İsveç’te market alışverişi Norveç’e göre daha ulaşılabilir düzeyde. Oslo’da bir adet sakızın 15 KR’a(6-7 TL) satıldığını gördüm. Yaklaşık 1.5 euro yapar ki bu fiyat gerçekten komik. Akşam yemeği için(ana yemek + salata + içeçek) market alışverişi yaptığınızda da İsveç’te 50-60 KR harcarken Norveç’te bu fiyat en az 100 KR’a çıkıyor. Turist olarak Oslo’da bir şey satın alırken kazıklanıyormuş gibi hissedebilirsiniz.

 

Bir cevap yazın