Oradaydım: Türkiye – Sırbistan [2010 Dünya Şampiyonası]

11 Eylül 2010 Cumartesi, Sinan Erdem Spor Salonu, İstanbul, Türkiye

Gün her zamanki gibi güzel başlamıştı. Türkiye’de düzenlenecek en büyük organizasyonlardan birinde saha içinde çalışıyordum. Hem de ev sahibi olarak katıldığımız turnuvada yarı finalde Sırbistan’a karşı oynayacaktık! 🙂 Gün bana güzel başlamayacakta kime başlayacak?

Artık turnuvanın sonuna yaklaşılmış, yarı finaller ve finalin oynanacağı hafta sonuydu. Günün programında ilk maç saat 15:00’da Slovenya ile Rusya arasındaydı. 7.lik için oynayacaklardı. Salon boştu ve Rusya kazandı. Maçın ardından ilk yarı final maçı ABD ile Litvanya arasındaydı. Bu sefer stadyum birazcık dolmuştu. Sonuçta salonda ABD vardı ve onları merak edenlerin sayısı bi hayli fazlaydı. Fakat bi Türkiye maçındaki heyecanı hiç bir maç yakalayamamıştı.

Günün son seasında ise ev sahibi Türkiye 21:30’da sahaya çıkacaktı. Ev sahibi olmanın avantajını kullanaraktan 15.000 basketbol seyicisi tek bir şeye odaklanmıştı. O da Sırbistan’ı yenip finalde ABD ile karşılaşmak.

fiba-126
Görev yerim 🙂

Görev aldığım blok Türkiye maçlarının olduğu gün sadece Türkiye kafilesine ayrılmıştı. Bu da şu demek oluyor; Türkiye’nin maçının olduğu zamanlarda o blokta Türkiye Milli Takımı kafilesinde yer alan kişilerin ailesi, eşi, çocukları veya akrabaları maçı izliyordu. Türkiye’nin maçı olmadığı zamanlarda ise turnuva/federasyon yetkilileri, maçı biten hakemler veya kendi maçını bekleyen hakemler gibi turnuvayla alakalı farklı kişiler geliyor biraz takılıyor ve sonrasında görev yerine gidiyordu. Hani filmlerde görmüşsünüzdür yanınıza biri gelir ve siz gelen kişinin kim olduğunun farkında değilsinizdir. Sonrasında sizinle merhabalaştıktan sonra muhabbet başlar. İşte bu tarz film sahnelerinden bolca yaşadım ve güzel insanlarla muhabbet etme şansı bulmuştum.

Sırbistan’ı Kerem Tunçeri’nin son saniye basketiyle yenmeyi başarmıştık. Güzel bir set hücümü ve galibiyet! Semih Erden’in yaptığı bloğuda unutmamak gerek. Sırbistan’ı son saniyede o meşhur basket sayesinde yenmek Türkiye için turnuvanın kuşkusuz en güzel anıydı. Rakip zorluydu ama seyirciyle birlikte yeneceğimizi düşünüyordum ve son saniyeye kadar heyecan doruktaydı. Amatör basketbolcu olarak son saniyede işin ne kadar zor olduğunu bilirim ama o zaman nedense üstümde bi rahatlık vardı ve maçı yeneceğimizi biliyordum. Son hücüm öncesi de yanımda çalışan diğer arkadaşa basketi atacağımızı söylemiştim.

erden
Maç sonrası tek duygu: SEVİNÇ!

Sene 2010. Selfie, akıllı telefon gibi olaylar yok. Her sabah çantama koyduğum basit fotoğraf makinesiyle gidiyordum. Maçın heyecanından arşivimde doğru düzgün o güne ait fotoğraf veya videoda yok. Anı yaşamak böyle bir şey. Her şeyi unutup sadece ana odaklanmak ve o gün zafer geldiği saniyeden itibaren yaklaşık 30-40 dakika boyunca stadyumda arkadaşlarınla galibiyeti kutlamak.

TR-Basketbolteam
Final maçı öncesi